
Dünyada tüm toplumlarda artan obezite oranları ile birlikte obezite cerrahisi oranlarında da artış görülmektedir.
Obezite cerrahisi geçirmiş kişilerin ameliyat sonrası takiplerinde bir kısım hastanın özellikle ideal kilosuna düştükten sonra “ameliyat sonrası diyet programının” dışına çıkarak tekrar yada “geri kilo” alabildiklerini de biliyoruz.
Hastaların bir kısmında ise geçirmiş oldukları obezite cerrahisi tekniğinin “yetersiz kaldığı” için “ideal kilosuna ulaşamadıklarını” görüyoruz. Revizyonel yani tekrardan bir obezite cerrahisinin iki ana sebebi bunlardır.
Revizyonel obezite cerrahisinin daha az görülen sebepleri arasında özellikle tüp mide yada mide küçültme ameliyatı sonrasında görülebilen ve bazı durumlarda hayat kalitesini bozabilen mide reflü şikayeti ile ameliyatın teknik sebeplerine bağlı mide küçültme ameliyatı sonrasında görülebilen küçültülen midede gıdaların akışını engelleyen darlıklar da revizyonel obezite cerrahilerin daha az sıklıkta görülebilen sebepleri arasındadır.
2017 yılında bir obezite cerrahisi sonrasında “geri kilo alıp” tekrardan bir obezite cerrahisi geçirme (revizyonel obezite cerrahisi) oranı %17 iken* 2023 yılında revizyonel obezite cerrahilerinin oranı pek çok merkezde %22-25 aralığında bildirilmektedir.
REVİZYONEL OBEZİTE AMELİYATI HANGİ DURUMLARDA KİMLERE YAPILIR?
1-Obezite cerrahisi sonrasında ideal kilosuna düşüp yıllar içinde tekrar geri kilo alan hastalara
2-Bir obezite cerrahisi tekniği ile ameliyat olduktan sonra genellikle ilk iki yıl içinde ideal kilosuna düşemeyen hastalara
3-Bir obezite ameliyatı sonrasında ameliyata ait teknik problemler mevcut hastalara
4- Bir obezite cerrahisi sonrasında şeker hastalığı yinelenmesi/tekrarlaması yada Tip2 Şeker Hastalığının kontrolünün sağlanamaması durumunda
5-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında yeni ortaya çıkabilen ve kişilerin hayat kalitesini bozan mide reflü hastalığı varlığında
6-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında düzelmeyen yada yineleyen Tip2 Diyabetes Mellitus varlığında (detaylı bilgi için diyabetklinigi.com)
7-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında lipit kolesterol trigliserit gibi kan yağlarının yüksek seyretmesi ve kalp damar yağlanması (dislipidemi) riski taşıyan hastalara
Eğer hasta tüp mide ameliyatı geçirdikten sonra iki yıl içerisinde “ideal kilosuna düşemedi” ise bu hastada tüm dünyanın üzerinde fikir birliğine vardığı karar mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyon obezite cerrahisi ameliyatı uygulanması yönündedir.
Ancak hasta, tüp mide ameliyatı sonrasında ilk iki yıl içerisinde ideal kilosuna düştü ve ancak sonraki yıllarda “geri kilo aldı” ise ilk seçenek bir Bariyatrik Diyetisyen ve bir Klinik Psikolog yardımı ile geri kilo alımındaki sebeplerin ortaya konulması olmalıdır zira obezite cerrahisi sonrasında ideal kilosuna düşüp geri kilo olan hastaların %20’sinden fazlası oranında Bariyatrik Diyetisyen ve Klinik Psikolog yardımı ile tekrardan ideal kilolarına hastaların geri düşürülmeleri mümkün olabilmektedir.**
**El Ansari ve ark. Weight regain and insufficient weight loss after bariatric surgery: definations, prevelance, mechanism, predictors, prevention and menagement strategies and knowledge gaps Scoping Rewiev. Obes Surg, 2021;31(4):1775-66.
TÜP MİDE AMELİYATI (OBEZİTE CERRAHİSİ) SONRASINDA İDEAL KİLOMA DÜŞTÜM ANCAK GERİ KİLO ALDIM NE YAPMALIYIM?
Bir obezite ameliyatı (tüp mide mide küçültme yada mide bypass) sonrasında ilk iki yıl içerisinde ideal kilosuna düşen ve sonraki yıllarda geri kilo alan hastalarda ilk seçenek bir Bariyatrik Diyetisyen ve bir Klinik Psikolog yardımı ile geri kilo alımındaki sebeplerin ortaya konulması olmalıdır zira obezite cerrahisi sonrasında ideal kilosuna düşüp geri kilo olan hastaların %20’sinden fazlası oranında Bariyatrik Diyetisyen ve Klinik Psikolog yardımı ile tekrardan ideal kilolarına hastaların geri düşürülmeleri mümkün olabilmektedir.
Eğer mide küçültme ameliyatı oldunuz ve takip eden ilk iki yıl içerisinde ideal kilonuza hiç düşemedi iseniz bunun iki sebebi vardır;
1-Ameliyatınız teknik olarak doğru yapılmamış olabilir yani mide ideal şekilde küçültülmemiş yani daha büyük bırakılmış olabilir
2-Ameliyatınız ideal şartlarda yapılmış olmasına rağmen ameliyat sonrasında ideal bir Bariyatrik diyetisyen desteği alamadığınız ve doğru bir diyet programını uygulayamadığınız için olmuş olabilir.
Bu sebeplerin araştırılması için öncelikle obezite cerrahisi alanında “uzman” daha “deneyimli” bir obezite cerrahına başvurmalısınız. Daha önce geçirmiş olduğunuz tüp mide ameliyatı sonrasında mide hacminde bir büyüme olup olmadığı? ameliyatlı midede bir darlık (büzüşme)? Twist (tüp midenin kendi etrafında burkulması)? olup olmadığının tespiti için mutlaka bir mide endoskopisi yapılmalıdır. Bu endoskopi sayesinde mide küçültüldükten sonra anatomisinde olağan yada olağan dışı bir durum mu var? Mide küçültme ameliyatı sonrasında neden ideal kilonuza düşemediniz? ile ilgili bir fikir sahibi olmamızı sağlar.
TÜP MİDE (MİDE KÜÇÜLTME) AMELİYATI SONRASINDA MİDE TEKRAR BÜYÜR MÜ?
Belki de en sık konuşulan “şehir efsanesi” yada mit diye tabir edebileceğimiz bir durumdur.
Midenin insanlardaki ortalama hacmi 600-900ml olup 1500ml kadar içine katı-sıvı gıda alabilmektedir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında mide hacmi ne kadar acaba? diye merak eden araştırmacılar;
2018 yılına yaklaşık 100 hastada Sleeve Gastrektomi yani tüp mide ameliyatı uygulanacak hastaların “hem ameliyat öncesinde” hem “tüp mide ameliyatı sonrası 6. Ayında” hem de aynı hastalarda “tüp mide ameliyatın 12. Ayında” Multidetektör Compitörize Tomografi (MDCT) ile mide boyutlarını ölçerek çalışmaya dahil etmişlerdir.
“Hastalarda mide küçültme ameliyatı öncesinde ortalama mide hacmi 1310ml (+/-307ml) bulunmuş”
Aynı hastalarda tüp mide ameliyatından sonra 6. Ayda MDCTomografide ortalama mide hacmi 140-170ml (158+/-9ml) ameliyatın 12. ayında aynı hastalarda ortalama mide 165-210ml (181+/-12ml) olaraka tespit edilmiştir.
SONUÇTA
“İDEAL” bir mide küçültme ameliyatı sonrasında-bilimsel olarak da ispat edildiği-gibi mide hacmi ameliyattan sonra geride kalan kısmın (140-170ml) maksimum %50si kadar (25-40ml) kadar büyüyebilmektedir hepsi bu..
YANİ İDEAL BİR MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA (140-170ml) midemizin TEKRARDAN 1310ml OLMA İHTİMALİ YOKTUR!!!
Midenizin bu kadar küçültülmesine rağmen İÇİNE KOYDUĞUNUZ KÜÇÜK HACİMDE BÜYÜK KALORİ İHTİVA EDEN TATLI, ÇİKOLATA, KARBONHİDRAT VE ABUR-CUBURLAR kilo almanıza ideal kiloya düşememenizin sebebi olabilir mi?
Bence en önemli ayrıntı bu soruda zira her tüp mide ameliyatlısı tekrardan ameliyat olması gerekecekmiş gibi toplumumuzda “kötümser” bir bakış açısı mevcut. 2000’li yılların başından beri Laparoskopik Sleeve Gastrektomi (tüp mide) ameliyatları güven ile yapılmaktadır ve midenin bu şekilde “küçültülmesi tekniği” sayesinde şu anda DÜNYADA EN SIK YAPILAN OBEZİTE CERRAHİSİ TEKNİĞİDİR ve usule uygun iyi yapılmış bir mide küçültme ameliyatı size BİR ÖMÜR BOYU DA HİZMET EDECEKTİR.
Ancak literatürde tüp mide ameliyatı sonrasında-herhangi bir sebeple-tekrardan bir obezite cerrahisi geçirme oranı %3,3 ile %34 arasında bildirilmektedir.
Tüp Mide ameliyatına girerken özellikle ve mutlaka endoskopi yapılmalı ve “hafif/orta/ağır reflüsü yada hafif/orta/ağır derecede mide kapakçık bozukluğu olan hastalarda” (tüp mide ameliyatı sonrasında en sık revizyon sebebi reflüdür) tüp mide ameliyatı kararı iyi tartılmalıdır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA HANGİ DURUMLARDA REVİZYON AMELİYATI CERRAHİ AMELİYATI YAPILABİLİR?
Tüp Mide (Mide küçültme) ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatı sebepleri sıklığına göre şöyle sıralanabilir.
1- Mide Küçültme ameliyatı sonrasında gelişen MİDE REFLÜ HASTALIĞI tüp mide ameliyatı sonrası ENSIK REVİZYON CERRAHİSİ SEBEBİDİR.
2- Tüp Mide ameliyatı sonrasında İDEAL KİLOSUNA İNEMEYEN/ULAŞAMAYAN hastalar
3- Tüp Mide Ameliyatı sonrasında GERİ KİLO ALAN HASTALAR
4- Tüp Mide ameliyatı sonrasında midede DARLIK/DARALMA TESPİT EDİLEN HASTALAR
5- Tüp Mide ameliyatı sonrasında safra salgısının midenin içine dolması (alkalen reflü gastrit) çok çok nadir görülebilen durumlardan bir tanesidir.
6- Tüp Mide ameliyatı sonrasında TİP2 ŞEKER HASTALIĞI YİNELEYEN/KONTROLÜ SAĞLANAMAYAN hastalarda
7- Tüp mide ameliyatı sonrasında çok çok çok nadir durumlardan bir diğeri de kronik kapanmayan mide fistülü varlığıdır, klasik tedavilere cevap alınamazsa cerrahi tedavisi son çaredir.
Midemiz sindirim yapmamız için en önemli üç organımızdan birisidir ve ameliyat geçirmemiş kişilerde dahi midemizde bir hastalık (gastrit) varlığında ortaya çıkabilecek belirtiler genellikle ağrı kramp bulantı ve kusmadır. Ameliyatsız kişilerde bile bu sık görülen belirtiler midenin her çeşit cerrahisi sonrasında aynı sinyaller şeklinde ağrı kramp bulantı ve kusma olarak ortaya çıkabilir. Bir mide küçültme ameliyatını takiben ilk 24 48 saat içinde kusmanın esas sebebi henüz ameliyat edilmiş midenin tabakaları arasındaki kişiden kişiye farklılıklar gösteren derecelerde ödem gelişmesidir. Mide küçültme ya da mide bypass cerrahileri sonrasındaki doku travmasına bağlı gelişen ödem-ki genellikle üçüncü haftadan sonra-azalır ve 6-8 hafta içerisinde ameliyat edilmiş midenin tabakaları arasındaki ödem tamamen geçer.
Bir mide küçültme ameliyatını takiben özellikle ilk 48-72 saat sonrasında görülen bulantı ve kusmalar bulantı giderici ödem çözücü tedavileri takiben ikinci üçüncü haftadan itibaren şiddeti ve sıklığı giderek azalarak biter. Ancak özellikle bir tüp mide ameliyatın üçüncü dördüncü haftasından itibaren katı gıdalar tolere edememe katı gıda yedikten sonra kusma her katı gıda yedikten sonra özellikle mide bölgesinde görülebilen ağır ağrılı krampların varlığı mide küçültme ameliyatı sonrasında “DARLIK/DARALMA GELİŞMİŞ OLABİLECEĞİNİN” bir işaretidir.
Kısacası mide küçültme ameliyatı sonrasında katı gıdalara geçildiği tarihten itibaren “Ağrı kramp kusma” şikayetinin sebebi ameliyat sonrasında darlık/daralmadır. Mide küçültme ameliyatı sonrasında darlık gelişip gelişmediğinin değerlendirilmesi için mutlaka BİR BARİYATRİK CERRAH TARAFINDAN mide endoskopisi (Gastroskopi) ve/veya ilaçlı kontrast madde içirilerek Mide Pasaj Filmi çekilmelidir. Bu iki tetkik sayesinde tüp mide ameliyatı sonrasında geri kalan midenin içinde darlık var olup olmadığı tespit edilebilir.
TÜP MİDE (MİDE KÜÇÜLTME) AMELİYATI SONRASINDA MİDEMDE DARALMA DARLIK OLDUĞU SÖYLENDİ DÜZELTİLEBİLİR Mİ?
Mide küçültme ameliyatı 6-8 hafta sonrasında özellikle “katı gıdalarda ağrı kramp beraberinde kusma” görülmesi tüp mideli hastada “darlık geliştiğinin” habercisi olabilir?!
Mide küçültme ameliyatı sonrasında midenin içindeki çap ortalama 2,4 cm kadardır. Mide lümenin içindeki bu genişlik her noktada da eşit olmayabilir. Ancak midemizin orta kısmında “hafif bir sağa doğru dönüş” nedeniyle anatomik darlık bölgesi dediğimiz bir alan vardır ve bu anatomik darlık bölgesinde tüp mide lümenin<2cm’den daha dar olması ile tanı konur.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında “darlık gelişme ihtimali” çeşitli kaynaklarda çok farklı oranlar bildirilmiş olsa da ortalama %3-7 oranında darlık bildirilmektedir. Tüp mide
ameliyatı sonrasında “darlık” tanısı alan hastaların 1/3’ünde de hiçbir şikayet olmaksızın sadece endoskopik olarak tüp mide lümeninde darlık tespit edilmiştir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında küçültülen mide lümenindeki darlık/daralmanın bir sebebi teknik bir problemden kaynaklanabileceği gibi bir diğer sebebi de mide küçültme ameliyatı sonrasında özellikle 6-8 hafta sonra gelişmeye başlayan yara tamir mekanizmaları dokuların büzüşerek iyileşmesi prensibi (fibrozis) sebebi iledir. Yani mide küçültme ameliyatı sonrasında ameliyatlı midedeki darlıkların bir sebebi cerrahi tekniğe bağlı diğer sebebi ise hastaya bağlı yara tamir mekanizmaları ve özellikle hastaya bağlı yara bölgesindeki aşırı iyileşme sebebi ile de olabilir.
Tüp mide lümenindeki 1-2,5cm arasındaki darlıklarda ilk seçenek hastanın endoskopiye alınarak endoskopi ile eşzamanlı midenin içine bir küçük genişletme balonu gönderilip darlık bölgesinde bu balonun şişirilmesi vasıtasıyla “ENDOSKOPİK BALON DİLATASYONU” uygulanması işlemidir. Endoskopik tüp mide darlıklarında balon ile açma yöntemi 3-4hafta ara ile ve en az üç seans sonrasında başarı sağladığı bildirilmektedir. Mide küçültme ameliyatları sonrasında gelişen 1-2,4 cm arasındaki darlıklarda önerilen endoskopik balon Dilatasyon işleminin ardışık üç seans sonrasındaki başarı oranları %88.2 oranında bildirilmektedir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında gelişebilen ve 1cm’den daha dar “tüp mide lümeni darlıklarında” endoskopik balon dilatasyonu işleminin gelişebilecek komplikasyonları nedeni ile bu hastalara “darlık mevcut tüp mide ameliyatının gastrik bypass ameliyatına revizyonu” önerilmektedir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında 6-8 hafta sonra başlayan katı gıda sonrasında ağrı kramp ve bulantı nedeniyle ameliyat sonrasında darlık geliştiğinden şüphelenilir.
Tüp mide ameliyatı sonrasında darlık şüphesi ile “endoskopi” yapılır ve tanı konur.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında darlık tanısı alan hastalarda ilk seçenek 3-4 hafta ara ile planlı Endoskopik Balon Dilatasyon işlemidir ve bu işlemin başarı oranı %88
civarındadır. Mide küçültme ameliyatı sonrasında mide lümeninde gelişen darlıkların Endoskopik Balon Dilatasyon sonrasında başarı sağlanmayan %12 kadar hastada tek seçenek tüp mide ameliyatının gastrik bypass ameliyatına revize edilmesidir ve tüp mide ameliyatı sonrasında darlık nedeni ile bir revizyon cerrahisinin başarı oranı ise %100’e yakındır diyebiliriz.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON AMELİYATI ÜCRETİ NE KADAR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatının ücretini öğrenmek için Bursa Diyabet ve Obezite Cerrahisi Klinik Hasta Koordinatörümüzü +905432693150 nolu telefondan arayabilir görüşebilirsiniz.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA HANGİ REVİZYONEL AMELİYATLAR UYGULANABİLİR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında en sık uygulanan revizyon ameliyatı mide bypass ya da gastrik bypass ameliyatıdır.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında seçilebilecek revizyon ameliyatı tekniklerinden bir diğeri de SADİ-S ameliyatıdır.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON AMELİYATI ÜCRETİ NE KADAR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında hangi durumlarda revizyon ameliyatı uygulanabileceğinin ayrıntıları mevcuttur. Obezite Cerrahisi Klinik Hasta Koordinatörümüzü +905432693150 nolu telefondan arayabilir görüşebilirsiniz.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON AMELİYATINI SGK yada DEVLET KARŞILAR MI?
Gerek tüp mide ameliyatı gerekse tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatlarını SGK’nın karşılayabilmesi için VKİ (vücut kitle indeksi) değerinin>40 ve üzerinde olması DAHİLİYE, PSİKYATRİ, BESLENME UZMANI onayı alınmasını şart koşulmuştur.
1.Ocak.2025’ den itibaren de VKİ>40 ve üzerindeki hastalarda VKİ değerinin>40 ve üzerinde olması şartına EK OLARAK EN AZ 3(üç) AY SÜRE İLE AYNI MERKEZDE DAHİLİYE+PSİKYATRİ VE KLİNİK PSİKOLOG ve BESLENME UZMANI TARAFINDAN BİR KİLO VERDİRİLMESİ PROGRAMINI TAKİBEN BAŞARISIZ OLANLARIN REVİZYON CERRAHİSİNE ALINABİLECEĞİNİ ŞARTI GETİRİLMİŞTİR.
SGK’LI REVİZYON AMELİYATINI NEREDE OLABİLİRİM?
Doruk Obezite Merkezimiz sizlere SGK anlaşmalı olarak hizmet vermektedir dolayısıyla SGK anlaşmalı revizyon ameliyatınızı Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimiz’de (BUDOM) olabilirsiniz.
Tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatları da çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Tüp mide ameliyatı sırasında karnınızda açılmış olan eski delik noktaları mide bypass ameliyatı sırasında da kullanılabilir. Genellikle karın duvarındaki dört ya da beş noktadan bir santimden küçük delikler açılarak ve karnın içine karbondioksit gazı verilerek kapalı yöntemle ameliyat uygulanmaktadır. Çok çok çok nadir durumlar haricinde revizyon ameliyatları sırasında açık ameliyata geçmek gerekebilir (<%1).
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA MİDE BYPASS AMELİYATI KİMLERE YAPILIR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında mide bypass ameliyatı olmayı gerektiren durumlar şunlardır;
1- mide küçültme ameliyatı sonrasında geri kilo alan hastalarda
2- mide küçültme ameliyatı sonrasında iki yıl geçmesine rağmen ideal kilosuna düşemeyen hastalarda
3- mide küçültme ameliyatı sonrasında ortaya çıkan reflü varlığında
4- mide küçültme ameliyatı sonrasında tüp mide lümeninde daralma gelişen hastalarda
5- mide küçültme ameliyatı sonrasında kaçak gelişen ve bu kaçak alanı endoskopik yöntemlerle kapatılamayan hastalarda (kronik gastrik fistül varlığında)
6- Mide küçültme ameliyatı sonrasında Tip2 şeker hastalığı (Tip2 Diyabet) düzelmeyen hastalarda mide bypass ameliyatına revizyon uygulanabilir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında geri kilo alan hastalarda tek anastomozlu (MİNİ GASTRİK BYPASS/ ONE ANASTOMOSIS GASTRIC BYPASS) mide bypass ameliyatı uygulanbileceği gibi çift anastomozlu klasik RNY GASTRİK BYPASS (Roux-En-Y Gastrik Bypass) ameliyatı da uygulanabilir.
Son yıllarda artan tüp mide ameliyatı oranları ile birlikte revizyon ameliyatları oranı da artmaktadır. Tek anastomozlu mini gastrik bypass ameliyatı ile çift anastomozlu klasik RNY gastrik bypass ameliyatlarını birbiri ile karşılaştıran çok detaylı ve güvenilir çalışmalar göstermiştir ki mide küçültme ameliyatı sonrasında geri kilo alan hastalarda tek anastomozlu mini gastrik bypass ameliyatı “KİLO VERDİRME
AÇISINDAN” klasik RNY Gastrik Bypass ameliyatına göre çok daha başarılı bulunmuştur.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TEK ANASTOMOZLU GASTRİK BYPASS MİNİ GASTRİK BYPASS HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?
Mini gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı sonrasında geri kilo olan hastalarda ve veya tüp mide ameliyatı sonrasında Tip2 Şeker Hastalığı kontrolünün sağlanamadığı durumlarda ilk seçenek revizyonel cerrahi tekniğidir.
Tüp mide ameliyatı sonrasında mini gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı ile karın duvarındaki aynı deliklerden kapalı yöntem ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.
Ortalama 60-100 dakika kadar sürer.
Bursa Diyabet ve Obezite Merkezi (BUDOM) kliniğimiz uluslarası kalite belgesine sahip Türkiye’de 6 merkezden birisidir. SRC AKREDİTASYON KURULUŞU tarafından MASTER SURGEON in BARIATRIC SURGERY “obezite cerrahisinde USTA CERRAH” kalite programını tamamlayarak sertifikasyon almaya hak kazanmıştır.
Kliniğimizde daima “AMERİKAN FDA ONAYI ALMIŞ STAPLER MARKASI” kullanılmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİT BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN HASTANEDE YATAR?
Kapalı/laparoskopik yöntem ile mini gastrik bypass (tek anastomozlu mide bypass) ameliyatını takiben üç gün sonra hastalar hastaneden taburcu edilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA İŞBAŞI YAPABİLİRLER?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında minik gastrik bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 7-10 gün sonra hastalar işbaşı yapabilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA SPOR YAPABİLİRLER?
Kapalı Laparoskopik yöntem ile mide küçültme ameliyatı sonrasında Mini Gastrik Bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 3-4 hafta sonra hastalar sportif faaliyetlerine geri dönebilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİT BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR NE ZAMAN İDEAL KİLOSUNA ULAŞIRLAR?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyonel mini gastrik bypass revizyonu uygulanan hastalar bir Bariyatrik Diyetisyen takibinde 12-24ay içerisinde ideal kilolarına ulaşmaları mümkün olmaktadır.
REVİZYON CERRAHİ SONRASINDA NASIL BESLENMELİYİM?
Her zaman ve daima bir Bariyatrik Diyetisyen tarafından beslenmeniz düzenlenmelidir. Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimizin Bariyatrik Diyetisyeni Dyt. Burcu Negizsoy Öğretici’dir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİT BYPASS REVİZYON AMELİYATI SONRASINDA NE ZAMAN GEBE KALABİLİRİM?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında ideal kilosuna iki yıl içinde ulaşamayan hastalar ile ideal kilosuna ulaşıp sonrasında geri kilo alan hastalarda tamamen kilo fazlalığı yani
artmış yağ dokusu ve artmış yağ dokusundan salgılanan aşırı östrojen nedeni ile gebe kalamayabilirler.
Başarısız tüp mide ameliyatı sonrasında uygulanacak mini gastrik bypass revizyon ameliyatı sonrasında hastalar ilk 12 ayda ciddi bir kg kaybı ve buna paralel ciddi bir yağ doku kaybını takiben östrojen seviyeleri normalize olur ve eğer isterlerse hastalar revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben 12-24 ay sonrasında gebe kalmalarında ve sağlıklı bir bebek doğurmalarında hiçbir engel durum kesinlikle yoktur ve yaklaşık 30 yıllık mide bypass ameliyatları tecrübeleri bu ameliyatlar sonrasında gebe kalınması durumunda bebeklerde hiçbir sağlık problemi görülmeksizin ve istenirse normal doğum yolu ile bebek sahibi olunabileceğini bize bildirmektedir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON GASTRİK BYPASS AMELİYATINI TAKİBEN NE ZAMAN SEYAHAT EDEBİLİRİM?
Kapalı yöntem ile yani laparoskopik revizyonel mini gastrik bypass ameliyatı sonrasında 48-72 saatlik hastanede klinik gözlemi takiben hastaneden taburcu edileceksiniz ve hastaneden taburculuğu takiben hem karayolu ile hem de hava yolu ile seyahatinize engel bir durum yoktur.
Sağlık turizmi için yurt dışından Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimize başvuran hastalara revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben yapılan ameliyatın kısa bilgisini içeren epikriz formu ile havayolu ile seyahat etmesine engel durumu yoktur evrakları tarafımızdan düzenlenerek sizlere sunulacaktır.
REVİZYONEL RNY GASTRİK BYPASS (ÇİFT ANASTOMOZLU BYPASS) AMELİYATI HANGİ DURUMLARDA KİMLERE YAPILIR?
Ensık Revizyonel RNY GASTRİK BYPASS ameliyatı tercih edilmesi sebepleri arasında ilk sırada;
1-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında yeni ortaya çıkabilen ve kişilerin hayat kalitesini bozan mide reflü hastalığı varlığında
2-Bir obezite ameliyatı sonrasında ameliyata ait teknik problemler (TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DARLIK) mevcut hastalara
3-Obezite cerrahisi sonrasında ideal kilosuna düşüp yıllar içinde tekrar geri kilo alan hastalara
4-Bir obezite cerrahisi tekniği ile ameliyat olduktan sonra genellikle ilk iki yıl içinde ideal kilosuna düşemeyen hastalara
5- Bir obezite cerrahisi sonrasında şeker hastalığı yinelenmesi/tekrarlaması yada Tip2 Şeker Hastalığının kontrolünün sağlanamaması durumunda
6-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında düzelmeyen yada yineleyen Tip2 Diyabetes Mellitus varlığında (detaylı bilgi için diyabetklinigi.com)
7-Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında lipit kolesterol trigliserit gibi kan yağlarının yüksek seyretmesi ve kalp damar yağlanması (dislipidemi) riski taşıyan hastalara
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA YEDİKLERİM HEP AĞZIMA GELİYOR ACABA NEDEN??
Tüp mide yada midenin küçültülmesi sayesinde “daha az volümde yemek yemenizi” sağlayacağı kesindir ancak ameliyat öncesi 1300ml lik bir mide hacmi ile yaşarken mide küçültme ameliyatı sonrasında bir gecede mide hacminin 100ml’ye kadar-dramatik-düşürülmesi hastaların pek çoğunda “bu küçücük mide hacmine alışmakta” adaptasyon problemleri yaşatacağı da aşikardır. İşte tüp mide ameliyatı sonrasında özellikle erken dönemde (ilk 4 hafta) “yediklerinizin ağzına geliyor” olmasının bir sebebi bu olabilir. Ancak hem cerrahınız hem de Bariyatrik Diyetisyeniniz bu yeni mide hacminize uygun gıda porsiyonlaması ve gerekli uyarı size yapacak bu yeni döneme alışmanızda hem yardımcı hem destek olmaya devam edecektir. Ancak tüp mide ameliyatı öncesinde “mide endoskopinizin yapılmamış olması yada midenizde ameliyattan önce reflü varlığının detaylı incelenememesi” tüp mide ameliyatı sonrasında EN SIK GÖRÜLEN KOMPLİKASYON OLAN MİDE REFLÜ ŞİKAYETİNE ZEMİN HAZIRLAR.
Tüp Mide ameliyatına girerken özellikle ve mutlaka endoskopi yapılmalı ve “hafif/orta/ağır reflüsü yada hafif/orta/ağır derecede mide kapakçık bozukluğu olan hastalarda” (tüp mide ameliyatı sonrasında en sık revizyon sebebi reflüdür) tüp mide ameliyatı kararı “iyi tartılmalıdır”!!!.
RNY gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı sonrasında mide asit reflü hastalığı varlığında ilk seçenek revizyonel cerrahi tekniğidir. Midesinde kapakçık bozukluğu, mide fıtığı, hyatal herni varlığında başarı oranı %95in üzerinde bildirilmektedir.
Ayrıca mide küçültme ameliyatı sonrasında geri kilo alan hastalarda
yada mide küçültme ameliyatı sonrasında iki yıl geçmesine rağmen ideal kilosuna düşemeyen hastalarda başarı ile uygulanabilir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında tüp mide lümeninde daralma gelişen hastalarda
ve mide küçültme ameliyatı sonrasında kaçak gelişen ve bu kaçak alanı endoskopik yöntemlerle kapatılamayan hastalarda (kronik gastrik fistül varlığında) “İLK SEÇENEK REVİZYONEL CERRAHİ TEKNİĞİDİR”.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DARLIK BELİRTİLERİ NELERDİR?
Midemiz sindirim yapmamız için en önemli üç organımızdan birisidir ve ameliyat geçirmemiş kişilerde dahi midemizde bir hastalık (gastrit) varlığında ortaya çıkabilecek belirtiler genellikle ağrı kramp bulantı ve kusmadır. Ameliyatsız kişilerde bile bu sık görülen belirtiler midenin her çeşit cerrahisi sonrasında aynı sinyaller şeklinde ağrı kramp bulantı ve kusma olarak ortaya çıkabilir. Bir mide küçültme ameliyatını takiben ilk 24 48 saat içinde kusmanın esas sebebi henüz ameliyat edilmiş midenin tabakaları arasındaki kişiden kişiye farklılıklar gösteren derecelerde ödem gelişmesidir. Mide küçültme ya da mide bypass cerrahileri sonrasındaki doku travmasına bağlı gelişen
ödem-ki genellikle üçüncü haftadan sonra-azalır ve 6-8 hafta içerisinde ameliyat edilmiş midenin tabakaları arasındaki ödem tamamen geçer.
Bir mide küçültme ameliyatını takiben özellikle ilk 48-72 saat sonrasında görülen bulantı ve kusmalar bulantı giderici ödem çözücü tedavileri takiben ikinci üçüncü haftadan itibaren şiddeti ve sıklığı giderek azalarak biter. Ancak özellikle bir tüp mide ameliyatın üçüncü dördüncü haftasından itibaren katı gıdalar tolere edememe katı gıda yedikten sonra kusma her katı gıda yedikten sonra özellikle mide bölgesinde görülebilen ağır ağrılı krampların varlığı mide küçültme ameliyatı sonrasında “DARLIK/DARALMA GELİŞMİŞ OLABİLECEĞİNİN” bir işaretidir.
Kısacası mide küçültme ameliyatı sonrasında katı gıdalara geçildiği tarihten itibaren “Ağrı kramp kusma” şikayetinin sebebi ameliyat sonrasında darlık/daralmadır. Mide küçültme ameliyatı sonrasında darlık gelişip gelişmediğinin değerlendirilmesi için mutlaka BİR BARİYATRİK CERRAH TARAFINDAN mide endoskopisi (Gastroskopi) ve/veya ilaçlı kontrast madde içirilerek Mide Pasaj Filmi çekilmelidir. Bu iki tetkik sayesinde tüp mide ameliyatı sonrasında geri kalan midenin içinde darlık var olup olmadığı tespit edilebilir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA ÇİFT ANASTOMOZLU RNY GASTRİK BYPASS NASIL YAPILIR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında çift anastomozlu rny (roux-en-y) gastrik bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı ile karın duvarındaki aynı deliklerden kapalı yöntem ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.
Ortalama 100-120 dakika kadar sürer.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA ÇİRT ANASTOMOZLU GASTRİK BYPASS (RNY GASTRİK BYPASS) AMELİYATINDA HANGİ STAPLER/ZIMBA DAHA KALİTELİDİR?
Bursa Diyabet ve Obezite Merkezi (BUDOM) kliniğimiz uluslarası kalite belgesine sahip Türkiye’de 6 merkezden birisidir. SRC AKREDİTASYON KURULUŞU tarafından MASTER SURGEON in BARIATRIC SURGERY “obezite cerrahisinde USTA CERRAH” kalite programını tamamlayarak sertifikasyon almaya hak kazanmıştır.
Kliniğimizde daima “AMERİKAN FDA ONAYI ALMIŞ STAPLER MARKASI” kullanılmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA ROUX-EN-Y GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN HASTANEDE YATAR?
Kapalı/laparoskopik yöntem ile çift anastomozlu gastrik bypass ameliyatını takiben üç gün sonra hastalar hastaneden taburcu edilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA RNY GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA İŞBAŞI YAPABİLİRLER?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında rny gastrik bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 7-10 gün sonra hastalar işbaşı yapabilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA ROUX-EN-Y GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA SPOR YAPABİLİRLER?
Kapalı Laparoskopik yöntem ile mide küçültme ameliyatı sonrasında Gastrik Bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 3-4 hafta sonra hastalar sportif faaliyetlerine geri dönebilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA MİNİ GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR NE ZAMAN İDEAL KİLOSUNA ULAŞIRLAR?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyonel rny gastrik bypass revizyonu uygulanan hastalar bir Bariyatrik Diyetisyen takibinde 12-24ay içerisinde ideal kilolarına ulaşmaları mümkün olmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA GERİ KİLO ALAN HASTALARDA HANGİ AMELİYATLAR UYGULANABİLİR?
Obezite cerrahisi (mide küçültme ameliyatı) geçirmiş kişilerin ameliyat sonrası takiplerinde bir kısım hastanın özellikle ideal kilosuna düştükten sonra “ameliyat sonrası diyet programının” dışına çıkarak tekrar yada “geri kilo alabildiklerini” biliyoruz.
Hastaların bir kısmında ise geçirmiş oldukları obezite cerrahisi “tekniğinin yetersiz kaldığı için ideal kilosuna ulaşamadıklarını” görüyoruz. Revizyonel yani tekrardan bir obezite cerrahisinin iki ana sebebi bunlardır.
Dünyada tüp mide ameliyatı sonrasında en sık uygulanan revizyon ameliyatı mide bypass ya da gastrik bypass ameliyatıdır.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında seçilebilecek revizyon ameliyatı tekniklerinden bir diğeri de SADİ-S ameliyatıdır ve tüp mideli bypass tekniği olarak da adlandırılabilir.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA YÜKSEK BAŞARI ORANINA SAHİP REVİZYON AMELİYATI TEKNİĞİ HANGİSİDİR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında “geri kilo alan ve veya ideal kilosuna ulaşamayan” hastalarda “en güçlü revizyon ameliyatı tekniği tüp mideli bypass” cerrahisidir.
SADİ-Sleeve ameliyatının bu kadar başarılı olmasının sebebi “tüp mide sayesinde yeme hacminin kısıtlanması” ve buna ek olarak “yaklaşık bir yetişkinde yedi metrelik ince barsak gıda emilim kapasitesinin yarıdan fazlasının devre dışı bırakılması” sayesinde “ciddi bir gıda emiliminde azalma” yaratılmış olmasıdır.
Bir yetişkinde ince barsak uzunluğu ortalama yedi metre kadardır ve ilk 3,5mlik ince barsak (ki karbonhidratların ve ince barsaktan yağların en çok en hızlı emildiği bölge bu ilk baştaki 3,5mlik barsak kısmıdır) gıda emilimine kapatılır.
REVİZYON CERRAHİ SONRASINDA NASIL BESLENMELİYİM?
Her zaman ve daima bir Bariyatrik Diyetisyen tarafından beslenmeniz düzenlenmelidir. Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimizin Bariyatrik Diyetisyeni Dyt. Burcu Negizsoy Öğretici’dir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA RNY GASTRİK BYPASS REVİZYON AMELİYATI SONRASINDA NE ZAMAN GEBE KALABİLİRİM?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında ideal kilosuna iki yıl içinde ulaşamayan hastalar ile ideal kilosuna ulaşıp sonrasında geri kilo alan hastalarda tamamen kilo fazlalığı yani artmış yağ dokusu ve artmış yağ dokusundan salgılanan aşırı östrojen nedeni ile gebe kalamayabilirler.
Başarısız tüp mide ameliyatı sonrasında uygulanacak gastrik bypass revizyon ameliyatı sonrasında hastalar ilk 12 ayda ciddi bir kg kaybı ve buna paralel ciddi bir yağ doku kaybını takiben östrojen seviyeleri normalize olur ve eğer isterlerse hastalar revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben 12-24 ay sonrasında gebe kalmalarında ve sağlıklı bir bebek doğurmalarında hiçbir engel durum kesinlikle yoktur ve yaklaşık 30 yıllık mide bypass ameliyatları tecrübeleri bu ameliyatlar sonrasında gebe kalınması durumunda bebeklerde hiçbir sağlık problemi görülmeksizin ve istenirse normal doğum yolu ile bebek sahibi olunabileceğini bize bildirmektedir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON GASTRİK BYPASS AMELİYATINI TAKİBEN NE ZAMAN SEYAHAT EDEBİLİRİM?
Kapalı yöntem ile yani laparoskopik revizyonel gastrik bypass ameliyatı sonrasında 48-72 saatlik hastanede klinik gözlemi takiben hastaneden taburcu edileceksiniz ve hastaneden taburculuğu takiben hem karayolu ile hem de hava yolu ile seyahatinize engel bir durum yoktur.
Sağlık turizmi için yurt dışından Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimize başvuran hastalara revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben yapılan ameliyatın kısa bilgisini içeren epikriz formu ile havayolu ile seyahat etmesine engel durumu yoktur evrakları tarafımızdan düzenlenerek sizlere sunulacaktır.
1- Bir tüp mide cerrahisi sonrasında “SADİ-S AMELİYATINA REVİZYONUN EN SIK SEBEBİ” Şeker Hastalığı yinelenmesi/tekrarlaması yada Tip2 Şeker Hastalığının kontrolünün sağlanamadığı durumlarda TİP2 ŞEKER HASTALIĞINDA REGÜLASYON BAŞARMA GÜCÜ %95’e yakın bildirilmektedir.
2-Obezite cerrahisi sonrasında ideal kilosuna düşüp yıllar içinde tekrar geri kilo alan hastalarda
3-Bir obezite cerrahisi tekniği ile ameliyat olduktan sonra genellikle ilk iki yıl içinde ideal kilosuna düşemeyen hastalarda
4- Özellikle tüp mide ameliyatı sonrasında lipit kolesterol trigliserit gibi kan yağlarının yüksek seyretmesi ve kalp damar yağlanması (dislipidemi) nedeni ile Artmış Kardiyovasküler Hastalık riski taşıyan hastalarda başarı oranı %90 civarında bildirilmektedir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TEKRAR ŞEKER HASTALIĞIM BAŞLADI NE YAPMALIYIM?
Tüp mide ameliyatının Tip2 Şeker Hastalığını (Diyabetes Mellitus) uzun dönemde kontrol etme gücünün %50 civarında olduğu yapılan pekçok çalışma ile gösterilmiştir. Yani obeziteye eşlik eden-insan hayatını en kötü etkileyen hastalıkların başında gelen-Tip2 Diyabetli Hastalarda mide küçültme ameliyatı çok nadir durumlar (yaş ve siroz varlığı) haricinde KESİNLİKLE İLK SEÇENECEK CERRAHİ OLMAMALIDIR görüşü çok yaygındır.
Tip2 Şeker Hastalarında mide küçültme ameliyatı sonrasında ilk yıl kan şekeri kontrolü başarılabilse bile özellikle ilk yılı takiben “kan şekeri regülasyonunda” başarısızlık sık görülen klinik bir gözlemdir ve buna Şeker Hastalığı Relapsı/Yinelemesi denmektedir. İşte Obezitesi mevcut ve Şeker Hastalığı varlığında tüp mide ameliyatı sonrasında Tip2 Şeker Hastalığı yinelemesi görülen hastalarda “TÜP MİDELİ BYPASS yani SADİ-SLEEVE TEKNİĞİ” seçenekler arasında olmalıdır.
Mevcut mide küçültme ameliyatı ile “porsiyon kısıtlaması” sağlanmaya devam edecektir ve SADİ_S tekniği sayesinde “ince barsakların şekeri en hızlı emen bölgesinin devre dışı bırakılması” sayesinde “tekrardan Tip2 Şeker Hastalığının kontrolü” sağlanabilecektir.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON SADİ-S AMELİYATI ÜCRETİ NE KADAR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında hangi durumlarda revizyon ameliyatı uygulanabileceğinin ayrıntıları mevcuttur. Obezite Cerrahisi Klinik Hasta Koordinatörümüzü +905432693150 nolu telefondan arayabilir görüşebilirsiniz.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON SADİ-S AMELİYATINI SGK yada DEVLET KARŞILAR MI?
(SGK’LI REVİZYON AMELİYATINI HANGİ HASTANEDE OLABİLİRİM?)
Gerek tüp mide ameliyatı gerekse tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatlarını SGK’nın karşılayabilmesi için VKİ (vücut kitle indeksi) değerinin>40 ve üzerinde olması DAHİLİYE, PSİKYATRİ, BESLENME UZMANI onayı alınmasını şart koşulmuştur.
1.Ocak.2025’ den itibaren de VKİ>40 ve üzerindeki hastalarda VKİ değerinin>40 ve üzerinde olması şartına EK OLARAK EN AZ 3(üç) AY SÜRE İLE AYNI MERKEZDE DAHİLİYE+PSİKYATRİ VE KLİNİK PSİKOLOG ve BESLENME UZMANI TARAFINDAN BİR KİLO VERDİRİLMESİ PROGRAMINI TAKİBEN BAŞARISIZ OLANLARIN REVİZYON CERRAHİSİNE ALINABİLECEĞİNİ ŞARTI GETİRİLMİŞTİR.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON TÜP MİDELİ BYPASS (SADİ-S) AMELİYATI ÜCRETİ NE KADAR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatının ücretini öğrenmek için Bursa Diyabet ve Obezite Cerrahisi Klinik Hasta Koordinatörümüzü +905432693150 nolu telefondan arayabilir görüşebilirsiniz.
SGK’LI SADİ-S REVİZYON AMELİYATINI NEREDE OLABİLİRİM?
Doruk Obezite Merkezimiz sizlere SGK anlaşmalı olarak hizmet vermektedir dolayısıyla SGK anlaşmalı revizyon ameliyatınızı Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimiz’de (BUDOM) olabilirsiniz.
Tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatları da çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Tüp mide ameliyatı sırasında karnınızda açılmış olan eski delik noktaları mide bypass ameliyatı sırasında da kullanılabilir. Genellikle karın duvarındaki dört ya da beş noktadan bir santimden küçük delikler açılarak ve karnın içine karbondioksit gazı verilerek kapalı yöntemle ameliyat uygulanmaktadır. Çok çok çok nadir durumlar haricinde revizyon ameliyatları sırasında açık ameliyata geçmek gerekebilir (<%1).
Eğer mevcut tüp mide hacmi>250 ml’den büyük ise “mevcut tüp midede bir miktar küçültme” yapılması önerilmektedir sonrasında ince barsaklar-son kısmından geriye doğru sayılır-ve son 350cm’lik kısım mevcut tüp midenin çıkış kısmına bağlanır. (Ortalama 700cmlik ince barsak uzunluğunun mideden sonraki ilk 350cm gıda emilimine kapatılmış olur)
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?
TÜP MİDELİ BYPASS (SADİ-S) ameliyatı tüp mide ameliyatı sonrasında Tip2 Şeker Hastalığı kontrolünün sağlanamadığı durumlarda ilk seçenek revizyonel cerrahi tekniğidir.
Tüp mide ameliyatı sonrasında tüp mideli bypass ameliyatı tüp mide ameliyatı ile karın duvarındaki aynı deliklerden kapalı yöntem ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.
Ortalama 100-180 dakika kadar sürer.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS AMELİYATINDA HANGİ STAPLER/ZIMBA DAHA KALİTELİDİR?
Bursa Diyabet ve Obezite Merkezi (BUDOM) kliniğimiz uluslarası kalite belgesine sahip Türkiye’de 6 merkezden birisidir. AMERİKAN SRC AKREDİTASYON KURULUŞU tarafından MASTER SURGEON in BARIATRIC SURGERY “obezite cerrahisinde USTA CERRAH” kalite programını tamamlayarak sertifikasyon almaya hak kazanmıştır.
Kliniğimizde daima “AMERİKAN FDA ONAYI ALMIŞ STAPLER MARKASI” kullanılmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN HASTANEDE YATAR?
Kapalı/laparoskopik yöntem ile mini gastrik bypass (tek anastomozlu mide bypass) ameliyatını takiben üç gün sonra hastalar hastaneden taburcu edilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS (SADİ-SLEEVE) REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA İŞBAŞI YAPABİLİRLER?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında minik gastrik bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 7-10 gün sonra hastalar işbaşı yapabilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS (SADİ-S) REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA SPOR YAPABİLİRLER?
Kapalı Laparoskopik yöntem ile mide küçültme ameliyatı sonrasında Mini Gastrik Bypass tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 3-4 hafta sonra hastalar sportif faaliyetlerine geri dönebilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ GASTRİK BYPASS (SADİ-S) REVİZYONU AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR NE ZAMAN İDEAL KİLOSUNA ULAŞIRLAR?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyonel SADİ-S revizyonu uygulanan hastalar bir Bariyatrik Diyetisyen takibinde 12-24ay içerisinde ideal kilolarına ulaşmaları mümkün olmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA BİR REVİZYON AMELİYATINI TAKİBEN BESLENMEMDE NELERE DİKKAT ETMELİYİM?
REVİZYON CERRAHİ SONRASINDA NASIL BESLENMELİYİM?
Her zaman ve daima bir Bariyatrik Diyetisyen tarafından beslenmeniz düzenlenmelidir. Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimizin Bariyatrik Diyetisyeni Dyt. Burcu Negizsoy Öğretici’dir.
Obezite cerrahisinde “uygulanan en eski obezite cerrahisi” tekniğidir 1978 yılından itibaren İtalyan cerrah Scapinaro tarafından ilk kez uygulanagelmiştir. Duodenal switch, şiddetli obeziteye sahip (VKİ>50) kişileri tedavi etmek için tasarlanmış bir kilo verme ameliyatıdır. Sleeve gastrektomiyi intestinal bypass ile birleştirir. Duodenal switch en karmaşık ama aynı zamanda en etkili bariatrik cerrahidir. Özellikle Tip2 Şeker Hastalığı üzerine %98 ve üzerinde etkisi ile en güçlü Metabolik Cerrahi Tekniğidir.
BİLİYO-PANKREATİK DİVERSİYON ve DUODENAL SWİTCH (BPD/DS) ameliyatında “midenin tüp mide şeklinde küçültülmesini” takiben ameliyatın ikinci adımında da “ince barsakların %90’lık bir bölümünü devre dışarı bırakarak ince barsak son bir metrelik bölümünü” tüp midenin çıkışına bağlanması şeklinde yapılır.
BPD/DS tekniği sahip olduğu midenin tüp şeklinde küçültülmesi sayesinde “hem ne kadar yiyebileceğinizi sınırlar” hem de gıdaların büyük bölümü emilmeden ince barsakların son bir metresine aktarılması sayesinde “proteinler, karbonhidrat ve yağlar dahil olmak üzere besinlerin emilimini” azaltır.
BPD/DS genellikle tek bir işlem olarak yapılır; ancak bazı durumlarda işlem iki ayrı operasyon olarak da gerçekleştirilebilir; tüp mide ameliyatını takiben kilo kaybı başladıktan sonra barsak bypass’ı yapılabilir yada tüp mide ameliyatından yıllar sonra özellikle hem geri kilo alıp hem de Tip2 Şeker Hastalığının kontrol edilemediği durumlarda “revizyonel cerrahi” olarak da uygulanabilir.
BPD/DS “bilinen en etkili obezite cerrahisi” “bilinen en etkili metabolik cerrahi tekniği” yada “bilinen en güçlü revizyonel cerrahi seçeneği” olsa da yetersiz beslenme, protein ve vitamin eksiklikleri gibi riskleri vardır. Bu prosedür genellikle vücut kitle indeksi (VKİ) 50’den büyük olan kişilere önerilir.
DUODENAL SWITCH AMELİYATI KİMLERE YAPILIR?
Hem ilk defa yapılacağı zaman hem de tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatı olarak uygulanacağı zaman da hasta çok iyi değerlendirilmelidir. BPD/DS ameliyatı endikasyonları şunlardır;
1-VKİ>50 ve üzerindeki hastalarda eşlik eden medikal tedavi ile “kontrol edilemeyen “Tip2 Şeker Hastalığı” varlığı
2-VKİ>50 ve üzerindeki hastalarda eşlik eden Hipertansiyon ve ciddi Kardiyovasküler Hastalık varlığı
3- VKİ>50 ve üzerinde METABOLİK SENDROMU (OBEZİTE+TİP2 DM+HİPERTANSİYON+DİSLİPİDEMİ) mevcut kişilerde
4- Revizyon cerrahisi olarak; Mide küçültme ameliyatı sonrasında geri kilo alan VKİ>40 ve üzerinde beraberinde KONTROL EDİLEMEYEN TİP2 ŞEKER HASTALIĞI (A1>8) mevcut hastalarda
DUODENAL SWİTCH AMELİYATI DİĞER YAYGIN KİLO VERME AMELİYATLARIYLA KARŞILAŞTIRILDIĞINDA NASILDIR?
Duodenal switch, diğer bariatrik ameliyatlardan daha az sıklıkla yapılır çünkü daha karmaşık ve daha aşırıdır. Sindirim sisteminizde daha fazla kesme ve dikiş içerir ve diğer prosedürlerden daha fazla gastrointestinal sisteminizi çıkarır veya baypas eder. Bu, hem prosedür sırasında hem de sonrasında komplikasyonlar açısından biraz daha riskli hale getirir. Ancak, duodenal switch aynı zamanda en etkili kilo verme ameliyatı yöntemidir ve en derin ve kalıcı sonuçları verir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TÜP MİDELİ BYPASS yada SADİ-S REVİZYON AMELİYATI SONRASINDA NE ZAMAN GEBE KALABİLİRİM?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında ideal kilosuna iki yıl içinde ulaşamayan hastalar ile ideal kilosuna ulaşıp sonrasında geri kilo alan hastalarda tamamen kilo fazlalığı yani artmış yağ dokusu ve artmış yağ dokusundan salgılanan aşırı östrojen nedeni ile gebe kalamayabilirler.
Başarısız tüp mide ameliyatı sonrasında uygulanacak mini gastrik bypass revizyon ameliyatı sonrasında hastalar ilk 12 ayda ciddi bir kg kaybı ve buna paralel ciddi bir yağ doku kaybını takiben östrojen seviyeleri normalize olur ve eğer isterlerse hastalar revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben 12-24 ay sonrasında gebe kalmalarında ve sağlıklı bir bebek doğurmalarında hiçbir engel durum kesinlikle yoktur ve yaklaşık 30 yıllık mide bypass ameliyatları tecrübeleri bu ameliyatlar sonrasında gebe kalınması durumunda bebeklerde hiçbir sağlık problemi görülmeksizin ve istenirse normal doğum yolu ile bebek sahibi olunabileceğini bize bildirmektedir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON SADİ-SLEEVE AMELİYATINI TAKİBEN NE ZAMAN SEYAHAT EDEBİLİRİM?
Kapalı yöntem ile yani laparoskopik revizyonel mini gastrik bypass ameliyatı sonrasında 48-72 saatlik hastanede klinik gözlemi takiben hastaneden taburcu edileceksiniz ve hastaneden taburculuğu takiben hem karayolu ile hem de hava yolu ile seyahatinize engel bir durum yoktur.
Sağlık turizmi için yurt dışından Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimize başvuran hastalara revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben yapılan ameliyatın kısa bilgisini içeren epikriz formu ile havayolu ile seyahat etmesine engel durumu yoktur evrakları tarafımızdan düzenlenerek sizlere sunulacaktır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA TEKRAR ŞEKER HASTALIĞIM BAŞLADI NE YAPMALIYIM?
Bliyopankretaik Diversiyon ve Duodenal Swtich tekniği (BPD/DS) “bilinen en etkili obezite cerrahisi” “bilinen en etkili metabolik cerrahi tekniği” yada “bilinen en güçlü revizyonel cerrahi seçeneği” olarak mide küçültme ameliyatı sonrasında hem geri kilo alan hem de Tip2 Şeker Hastalığı tekrar başlayan/Şeker Hastalığı tekrarlaması mevcut kişilerde olası yan etkilerini doğru şekilde anlatıldıktan sonra uygulanabilir. BPD/DS ameliyatının Tip2 Şeker Hastalığında tedavi edici gücü %100e yakındır.
MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON DUODENAL SWITCH AMELİYATI ÜCRETİ NE KADAR?
Tüp mide ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatının ücretini öğrenmek için Bursa Diyabet ve Obezite Cerrahisi Klinik Hasta Koordinatörümüzü +905432693150 nolu telefondan arayabilir görüşebilirsiniz.
SGK’LI DUODENAL SWITICH REVİZYON AMELİYATINI NEREDE OLABİLİRİM?
Doruk Obezite Merkezimiz sizlere SGK anlaşmalı olarak hizmet vermektedir dolayısıyla SGK anlaşmalı revizyon ameliyatınızı Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimiz’de (BUDOM) olabilirsiniz.
DUODENAL SWİTCH İLE GASTRİK BYPASS AMELİYATI ARASINDAKİ FARK NEDİR?
Duodenal switch, Roux-en-Y gastrik bypass’a benzer . Her ikisi de midenizi küçültmeyi kısıtlama ile kilo kaybı ve ince bağırsağınızın bir kısmını atlamayı malabsorpsiyon ile kilo kaybı içerir. Genel olarak, duodenal switch malabsorpsiyona daha fazla dayanırken, Roux-en-Y gastrik bypass daha fazla kısıtlamaya dayanır. Duodenal switch midenizin boyutunu yaklaşık %60 ila %70 oranında küçültür. Ancak ince bağırsağınızın yaklaşık %85’ini de atlar Roux-en-Y’da yaklaşık %30u devre dışı kalır.
Duodenal switch ameliyatı kilo kaybı için %95’den yüksek başarı oranına sahiptir. Ameliyat, ilgili sağlık sorunlarının remisyonu için benzer bir başarı oranına sahiptir. Tip 2 diyabetli kişilerin %90’ı kadarı, duodenal switch ameliyatından sonra ilaçlarını bırakabilir. Daha yüksek başarı oranı nedeniyle, diğer bariatrik ameliyatlarla yeterli kilo veremeyen bazı kişiler duodenal switch ameliyatı ile revizyon ameliyatı olmayı tercih eder.
DUODENAL SWİTCH AMELİYATI OBEZİTEYLE İLİŞKİLİ HANGİ RAHATSIZLIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILABİLİR?
Obezite, vücudun hemen hemen her sisteminde hastalık riskini artırır. Duodenal switch ameliyatı, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bu hastalıkların gelişme riskini ve etkilerini azaltmaya yardımcı olur:
Kardiyovasküler hastalıklar: hipertansiyon , arteriyel hastalıklar , damar hastalıkları, kalp krizi , felç
Solunum yolu hastalıkları: astım , obstrüktif uyku apnesi , obezite hipoventilasyon sendromu.
Metabolik hastalıklar: hiperlipidemi, insülin direnci ve diyabet .
Gastrointestinal hastalıklar: alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı , alkole bağlı olmayan steatohepatit.
Üreme hastalıkları: polikistik over sendromu , kısırlık .
Kas-iskelet sistemi ağrısı : sırt zorlanması , ağırlık taşımaya bağlı osteoartrit .
Kanser : Özellikle kolorektal kanser ve karaciğer kanseri
DUODENAL SWİTCH AMELİYATINDAN SONRA NELER OLUR?
Sonraki yıl ila iki yıl boyunca Bursa Diyabet ve Obezite Merkezi Obezite ve Metabolik Cerrahımız Op.Dr. Ersun Topal sizi sık ve yakın takip randevularınız olacak ve hayatınızın geri kalanında periyodik randevularınız ile takip edileceksiniz. İlk iki yıl en dramatik kilo verme döneminiz olacak. Hayatınızın geri kalanında beslenme eksiklikleri için düzenli kan kontrolleriniz olacak. Ayrıca hayatınız boyunca günlük besin takviyeleri almanız gerekecek. Bu protein ve multivitamin takviyeleri Duodenal Switch cerrahisi sonrasında yetersiz beslenmeyi önlemek için önemlidir.
DUODENAL SWITCH AMELİYATININ FAYDA ve RİSKLERİ NELERDİR? Duodenal switch ameliyatı güvenli midir?
Duodenal switch ameliyatının riskleri diğer obezite cerrahisi tekniklerinin risklerine benzerdir. BPD/DS sonrasında görülebilen komplikasyonlar şunlardır:
Yara enfeksiyonu, çok çok nadir
Kanama, çok nadir
Anesteziye karşı reaksiyonlar, çok çok nadir
Kan pıhtıları/emboli, nadir
Fıtıklar: Fıtıklar, organlarınızdan birinin kas duvarınızdaki bir boşluktan dışarı çıkmasıyla oluşur, çok çok nadirdir.
İnce bağırsak tıkanıklığı; Yara dokusu ince bağırsağınızın daralmasına veya tıkanmasına neden olabilir, nadir görülebilen komplikasyonlar arasındadır
Anastomoz sızıntıları; Barsak baypası, ince barsağınızı cerrahi olarak kesip yeniden bağlamayı hedefler ve BPD/DS sonrasında anastomoz kaçak oranı %2 civarında bildirilmektedir, nadir komplikasyonlar arasındadır.
Lparoskopik/Kapalı cerrahi yani Minimal invaziv teknikler bu riskleri azaltır ve duodenal switch’in modifiye edilmiş versiyonu da aynısını yapar. Duodenal switch ameliyatından kaynaklanan ölüm riski %1’in biraz üzerindedir.
DUODENAL SWİTCH AMELİYATININ AVANTAJLARI NELERDİR?
Tüm bariatrik cerrahiler arasında en yüksek başarı oranına sahip olup, toplamda en fazla kilo kaybını sağlar.
Uzun vadede açlık hissini, metabolizmayı, kan lipid ve kan şekeri seviyelerini iyileştirir.
Tip 2 diyabetin tamamen remisyonunu sağlar
Diğer prosedürlere göre biraz daha büyük mide hacmi geride bırakılır bu biraz daha fazla öğün tüketilmesine olanak sağlar.
dumping sendromu nadir görülür bu yüzden şekerden veya yağlardan tamamen kaçınmanıza gerek yoktur.
Herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin önemli ölçüde azaltır ve DS hastaların yaşam süresini uzatır.
DUODENAL SWİTCH AMELİYATININ AVANTAJLARI NELERDİR?
• Tüm bariatrik cerrahiler arasında en yüksek başarı oranına sahip olup, toplamda en fazla kilo kaybını sağlar.
• Uzun vadede açlık hissini, metabolizmayı, kan lipid ve kan şekeri seviyelerini iyileştirir.
• Tip 2 diyabetin tamamen remisyonunu sağlar
• Diğer prosedürlere göre biraz daha büyük mide hacmi geride bırakılır bu biraz daha fazla öğün tüketilmesine olanak sağlar.
• dumping sendromu nadir görülür bu yüzden şekerden veya yağlardan tamamen kaçınmanıza gerek yoktur.
• Herhangi bir nedene bağlı ölüm riskinin önemli ölçüde azaltır ve DS hastaların yaşam süresini uzatır.
DUODENAL SWİTCH AMELİYATININ UZUN DÖNEMDE OLASI KOMPLİKASYONLARI VEYA YAN ETKİLERİ NELERDİR?
• Yetersiz beslenme . Bu, duodenum switch ameliyatının en önemli riskidir. Ancak, siz ve sizin takiplerinizi yapacak olan Doktorunuz ve Beslenme Uzmanınız riske karşı dikkatli olduğunuz sürece önlenebilir ve tedavi edilebilir. Artık ince bağırsağınız yiyeceklerinizden yeterince besin ememeyeceği için, günlük olarak besin takviyeleri almanız gerekecektir. Ayrıca hayatınızın geri kalanında beslenme eksiklikleri için sizi periyodik olarak takip ve kan tahlillerinizi takip etmeye devam edecektir.
• İshal . Bu, ince barsağınızda malabsorbsiyonun yani emilim bozukluğunun bir diğer yan etkisidir. İnce barsağınız yemeğinizi eskisi kadar iyi sindiremez bu durum, gevşek, kokulu dışkı ve gaza neden olabilir. Ayrıca dışkılamayı daha sık hale getirebilir (günde 3-6 arası dışkılama bu cerrahi sonrasında normal kabül edilmektedir). Bazı kişiler, sindirim sistemleri ameliyata uyum sağladıktan sonra bu yan etkilerin düzeldiğini fark eder.
• Safra reflüsü . Mideniz ile ince bağırsağınız arasındaki açıklık olan pilorik valfi etkileyen bir ameliyat, valfin bozulmasına neden olabilir. Pilorik valf düzgün kapanmazsa, olası sonuçlardan biri safra reflüsüdür. Bu, safra kesenizin yiyecekleri sindirmeye yardımcı olmak için ince bağırsağınıza gönderdiği safranın midenize geri akabileceği anlamına gelir. Safra reflüsü mide zarınızı aşındırarak gastrite ve mide ülserine yol açabilir.
• Safra kesesi taşları . Hızlı kilo kaybı, karaciğerinize işlenmesi için büyük miktarda kolesterol gönderir. Karaciğeriniz safra kesesine safra gönderdiğinde, beraberinde ekstra kolesterol taşır. Bu ekstra kolesterol safra kesenizde birikerek kolesterol safra taşları oluşturabilir. Safra kesesi taşları her zaman sorun yaratmaz, ancak safra kanallarınızda hareket edip sıkışırsa tehlikeli olabilir. Sağlık uzmanınız ameliyattan sonra safra kesesi taşlarını önlemek için size reçeteli bir ilaç verebilir.
Mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyon ameliyatları da çoğunlukla laparoskopik yani kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Tüp mide ameliyatı sırasında karnınızda açılmış olan eski delik noktaları BPD/DS ameliyatı sırasında da kullanılabilir. Genellikle karın duvarındaki dört ya da beş noktadan bir santimden küçük delikler açılarak ve karnın içine karbondioksit gazı verilerek kapalı yöntemle ameliyat uygulanmaktadır. Çok çok çok nadir durumlar haricinde revizyon ameliyatları sırasında açık ameliyata geçmek gerekebilir (<%1).
Eğer mevcut tüp mide hacmi>250 ml’den büyük ise “mevcut tüp midede bir miktar küçültme” yapılması önerilmektedir sonrasında ince barsaklar-son kısmından geriye doğru sayılır-ve son 100cm’lik kısım mevcut tüp midenin çıkış kısmına bağlanır. (Ortalama 700cmlik ince barsak uzunluğunun mideden sonraki ilk 600cm gıda emilimine kapatılmış olur).
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DUODENAL SWITCH AMELİYATINDA HANGİ STAPLER/ZIMBA DAHA KALİTELİDİR?
Bursa Diyabet ve Obezite Merkezi (BUDOM) kliniğimiz uluslarası kalite belgesine sahip Türkiye’de 6 merkezden birisidir. AMERİKAN SRC AKREDİTASYON KURULUŞU tarafından MASTER SURGEON in BARIATRIC SURGERY “obezite cerrahisinde USTA CERRAH” kalite programını tamamlayarak sertifikasyon almaya hak kazanmıştır.
Kliniğimizde daima “AMERİKAN FDA ONAYI ALMIŞ STAPLER MARKASI” kullanılmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA BPD/DS REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN HASTANEDE YATAR?
Kapalı/laparoskopik yöntem ile Biliyopankreatik Diversiyon/Duodenal Switch ameliyatını takiben üç-dört gün sonra hastalar hastaneden taburcu edilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DUODENAL SWITCH REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA İŞBAŞI YAPABİLİRLER?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında duodenal swıtch ile revizyon ameliyatını takiben 7-10 gün sonra hastalar işbaşı yapabilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DUODENAL SWITCH REVİZYON AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR KAÇ GÜN SONRA SPOR YAPABİLİRLER?
Kapalı Laparoskopik yöntem ile mide küçültme ameliyatı sonrasında DUODENAL SWITCH tekniği ile revizyon ameliyatını takiben 3-4 hafta sonra hastalar sportif faaliyetlerine geri dönebilirler.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DUODENAL SWITCH REVİZYONU AMELİYATI UYGULANAN HASTALAR NE ZAMAN İDEAL KİLOSUNA ULAŞIRLAR?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında revizyonel DUODENAL SWITCH revizyonu uygulanan hastalar bir Bariyatrik Diyetisyen takibinde 12-24ay içerisinde ideal kilolarına ulaşmaları mümkün olmaktadır.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA BİR REVİZYON AMELİYATINI TAKİBEN BESLENMEMDE NELERE DİKKAT ETMELİYİM?
DUODENAL SWITCH sonrasındaki ilk haftalardan itibaren protein kolesterol ve vitamin düzeyleriniz çok yakın takibe alınmalıdır. Ömür boyu sürecek bu yolculukta tecrübeli bir ekip tarafından takip edilmelisiniz. Tüm dünyada Bariyatrik Cerrahların üzerinde hemfikir olduğu konulardan biri de Duodenal Switch ameliyatı geçiren hastaların ameliyat olduğu merkeze kolay ulaşabilir olması gerektiğidir.
Her zaman ve daima bir Bariyatrik Diyetisyen tarafından beslenmeniz düzenlenmelidir. Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimizin Bariyatrik Diyetisyeni Dyt. Burcu Negizsoy Öğretici’dir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA DUODENAL SWITCH REVİZYON AMELİYATI SONRASINDA NE ZAMAN GEBE KALABİLİRİM?
Mide küçültme ameliyatı sonrasında ideal kilosuna iki yıl içinde ulaşamayan hastalar ile ideal kilosuna ulaşıp sonrasında geri kilo alan hastalarda tamamen kilo fazlalığı yani artmış yağ dokusu ve artmış yağ dokusundan salgılanan aşırı östrojen nedeni ile gebe kalamayabilirler.
Başarısız tüp mide ameliyatı sonrasında uygulanacak DUODENAL SWITCH revizyon ameliyatı sonrasında hastalar ilk 12 ayda ciddi bir kg kaybı ve buna paralel ciddi bir yağ doku kaybını takiben östrojen seviyeleri normalize olur ve eğer isterlerse hastalar revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben 12-24 ay sonrasında gebe kalmalarında ve bir Bariyatrik Diyetisyenin yakın takibinde sağlıklı bir bebek doğurmalarında hiçbir engel durum yoktur ve yaklaşık 30 yıllık mide bypass ameliyatları tecrübeleri bu ameliyatlar sonrasında gebe kalınması durumunda bebeklerde hiçbir sağlık problemi görülmeksizin ve istenirse normal doğum yolu ile bebek sahibi olunabileceğini bize bildirmektedir.
TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA REVİZYON DUODENAL SWITCH AMELİYATINI TAKİBEN NE ZAMAN SEYAHAT EDEBİLİRİM?
Kapalı yöntem ile yani laparoskopik revizyonel DUODENAL SWITCH ameliyatı sonrasında 3-5günlük hastanede klinik gözlemi takiben hastaneden taburcu edileceksiniz ve hastaneden taburculuğu takiben hem karayolu ile hem de hava yolu ile seyahatinize engel bir durum yoktur.
Sağlık turizmi için yurt dışından Bursa Diyabet ve Obezite Merkezimize başvuran hastalara revizyon gastrik bypass ameliyatını takiben yapılan ameliyatın kısa bilgisini içeren epikriz formu ile havayolu ile seyahat etmesine engel durumu yoktur evrakları tarafımızdan düzenlenerek sizlere sunulacaktır.
Detaylı Talepleriniz, Fiyat Teklifleri ve Detay Danışmak İçin İletişime Geçmenizi Rica Ederiz.